Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Programı'nda Genel Kurul'a hitap ediyor.
Konuşmasında ekonomiden depremin ardından yürütülen çalışmalara, Meclis'in yeni yasama yılından toplumsal kutuplaşmaya kadar birçok başlığa değinen Erdoğan, Türkiye'yi sarsan fon krizine ilişkin de mesaj verdi. Erdoğan, fon piyasasının belirli bir bölümünde ortaya çıkan sorunun üstesinden gelindiğini belirterek, meselenin süratle çözüldüğünü söyledi.
MENDERES VE ALİ ŞÜKRÜ BEY'İ ANDI
Konuşmasına yeni yasama yılının Türkiye, millet, Meclis, demokrasi, gönül coğrafyası ve tüm insanlık için hayırlı olması temennisiyle başlayan Erdoğan, Türkiye'nin 81 ilinde ve 922 ilçesinde yaşayan vatandaşlara selamlarını iletti.Yurt dışında yaşayan vatandaşlara da seslenen Erdoğan, 106 yıl önce Hacı Bayram Veli Camii'nde kılınan cuma namazının ardından Ankara'dan milletin iradesini dünyaya haykıran Meclis'in ilk üyelerini ve bugüne kadar TBMM çatısı altında görev yaptıktan sonra hayatını kaybeden milletvekillerini andı.Erdoğan, uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden Ali Şükrü Bey ile Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'yu da anarak rahmet diledi. Şehitler ve hayatını kaybeden gaziler için de dua etti. “2
KEZ GAZİLİKLE MÜŞERREF OLAN TEK MECLİS”
TBMM'nin tarihsel rolüne dikkat çeken Erdoğan, “Dünyada gazilikle iki kez müşerref olan tek Meclis Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir” dedi.Milli Mücadele döneminde Meclis'in önemli bir görev üstlendiğini belirten Erdoğan, Ankara'nın 80 kilometre ötesinden top sesleri gelirken dahi çalışmaların sürdüğünü söyledi. Meclis'in verdiği mücadelenin işgal ve emperyalizm karşısında çıkış yolu arayan milletlere de örnek olduğunu ifade etti. MECLİS'İN 4.
YASAMA YILINI DEĞERLENDİRDİ
TBMM'nin dünyanın çalışma temposu en yüksek parlamentolarından biri olduğunu belirten Erdoğan, 1 Ekim 2025'te başlayıp 10 Ağustos 2026'ya kadar devam eden 4. yasama yılında yoğun bir çalışma yürütüldüğünü söyledi.Genel Kurul ve komisyonlarda Türkiye'nin, milletin ve bölgenin geleceğini ilgilendiren kanunların ve kritik meselelerin müzakere edildiğini kaydeden Erdoğan, parlamenter diplomasinin de yurt içindeki uluslararası toplantılar ve yurt dışı ziyaretleri aracılığıyla yürütüldüğünü belirtti.Erdoğan, siyasi parti ayrımı yapmadan milletvekillerine teşekkür ederken, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Başkanlık Divanı üyeleri ve Meclis çalışanlarını da tebrik etti.
“VAZİFEMİZ MİLLETİMİZE LAYIK HİZMET ETMEKTİR”
Yeni yasama yılında fikir, eleştiri ve tekliflerin özgürce, karşılıklı saygı ve nezaket içerisinde dile getirilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, iktidar partisi ve Cumhur İttifakı olarak farklı görüş ve önerilere kulak vermeyi sürdüreceklerini söyledi.TBMM'nin itibarının her şeyin üzerinde tutulması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, siyasetçilerin birinci görevinin millete layık şekilde hizmet etmek olduğunu ifade etti.Erdoğan, “Şahsım dahil hepimiz milletin sorunlarına çözüm bulmak, dertlerine çare olmak, ülkenin önünü ve ufkunu açmakla mükellefiz” dedi.
“HER ALANDA ÇOK ÖNEMLİ ADIMLAR ATTIK”
İktidarları döneminde ekonomiden demokrasiye, dış politikadan eğitime, sağlıktan adalete, güvenlikten ulaştırmaya, şehirleşmeden enerji ve tarıma kadar birçok alanda önemli adımlar attıklarını söyleyen Erdoğan, 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen çalışmalara değindi.Depremlerde hayatını kaybedenlerin acısının sürdüğünü ifade eden Erdoğan, 11 ilin yeniden ayağa kaldırıldığını söyledi.Toplam 445 bin konut ve iş yerinin hak sahiplerine teslim edildiğini belirten Erdoğan, deprem bölgesinin yeniden inşası için cari fiyatlarla 5,4 trilyon lira harcandığını ifade etti.
EKONOMİYE İLİŞKİN RAKAMLARI PAYLAŞTI
Erdoğan, bölgede yaşanan savaş ve krizlere rağmen Türkiye'nin büyüme ve kalkınma rotasında tutulduğunu belirtti.Türkiye ekonomisinin 2026'nın ilk yarısında yıllık yüzde 2,5 büyüdüğünü söyleyen Erdoğan, yıllıklandırılmış milli gelirin 1,7 trilyon doları aştığını kaydetti.İhracatın ağustos ayında yıllık 280,3 milyar dolarla rekor kırdığını belirten Erdoğan, geçen yıl yaşanan zirai don ve kuraklığın ardından tarım sektörünün hızlı bir toparlanma kaydettiğini söyledi.Turizm gelirinin yılın ilk 6 ayında 25,7 milyar dolara ulaştığını belirten Erdoğan, savunma sanayisinde de yeni ürünlerle milli savunma sanayisinin güçlendirildiğini ve Türkiye'nin dünyadaki konumunun ileri taşındığını ifade etti.
FON KRİZİ: “KİMSENİN HAKKINI KİMSEYE YEDİRMEYECEĞİZ”
Konuşmasının ekonomi bölümünde fon piyasasında yaşanan krize de değinen Erdoğan, sorunun piyasanın belirli bir bölümünde ortaya çıktığını söyledi. Erdoğan'ın son günlerdeki açıklamalarında da sorunun fon piyasasının sınırlı bir bölümünde kaldığını savunduğu görülüyor.Erdoğan şunları söyledi: “Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun da üstesinden başarıyla geliyoruz.
Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde hakkaniyet ve adaleti gözeterek kimsenin hakkını kimseye yedirmeden bu meseleyi süratle çözüyoruz.”Erdoğan, fon krizinin ekonomik güvenlik ve toplumsal barış açısından bir tehdit haline gelmesine izin vermeyeceklerini de belirterek, “Bu konunun iktisadi güvenliğimize ve toplumsal barışımıza yönelik bir tehdit unsuruna dönüşmesine inşallah fırsat vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Türkiye hak ettiği seviyeye ulaşıncaya kadar çalışmaya, üretmeye ve sorunlara çözüm geliştirmeye devam edeceklerini söyledi.
YAPAY KUTUPLAŞMAYA DİKKAT ÇEKTİ
Konuşmasının devamında Türkiye açısından vazgeçilmez gördüğü bazı konulara değineceğini belirten Erdoğan, siyasetin çözüm üretmesi gereken meselelerin başında “yapay kutuplaşmanın” geldiğini söyledi.Bir milletin bütün fertlerinin her konuda aynı düşünmesinin mümkün olmadığını ifade eden Erdoğan, değerler, inançlar, hassasiyetler ve beklentiler konusunda toplumun tamamen birbirine benzemesinin sağlıklı olmadığını belirtti.Türkiye'nin en büyük zenginliğinin çeşitliliği, farklılıkları ve renkliliği olduğunu söyleyen Erdoğan, tarih içerisinde bu farklılıkların ortak bir zeminde buluştuğunu ifade etti.Devlet, bayrak, ortak değerler ve vatanın toplumu tek millet haline getirdiğini belirten Erdoğan, farklılıkları ayrışma aracı olarak kullanmak isteyenlere karşı milletin geçmişte olduğu gibi birlik içinde karşılık verdiğini söyledi.



